Cumartesi, Mart 06, 2010

boşluk

Şimdi daha anlaşılır. Çünkü dünü zor hatırlar insan.

Derinde kayıp duran kıtalara tutunamama hali. Aklından siktir et demek geçiyor. Bunlar da geçer. Hem sen misin, bir yaşayan? Katlanılmazlık seviyesine gitgide yaklaşma hali, sıkıntılı bekleyişler, boş banka kartları, evde yalnızca terlik seslerine ya da dinledikçe eskiyen ama sevdiğin parçaların ezbere çekilmiş halleri... Bu da geçer demek bazen hiçbir şeyi çözmüyor. Karşılığında yine bir ezber "eco" aynı baş ağrısı gibi. Peki o ne diyor? "Adım at!"

Hayatta karşılığını bulamamış sorular var. Peki bunları neden arayayım ki? Atomun boşluktan ibaret olduğunu, kütle karşısında direncini buradan alıyor olması, varlığımla ondan daha dirençsiz kalmam anlamına geliyorsa, neden aldırış etmeliyim, neden? Bunu benim yerime başkaları da yapabilir.

İnsanın uyku hali, organların dinlenme ihtiyacı, düşünsel vazifeye ket vurma. Düşünmeme, organ faaliyetlerinin yok denecek kadar aza indirgenmesi anlamına da gelebilir. Bu durmaya yakın bir süreç.

Artık uyku uzaklaştı, vücudum soğudu, tenim soluklaştı, göz altlarım morarıyor, az yemek... Posta kutumda beklediğim mail yok. Bunların haricinde, Müren, V. Black ve bununla kendimi tamir etmeye çalışmaktan sıkıldım.

Etrafımdaki her şey dönerken, durma hali çok mantıklı gibi görünse de, mantık hiç işime yaramadı şimdiye dek. Akıllı olduğum söylenebilir ama diğerini kullanmak hep hoşuma gitti. Şimdi durmak gerek sanırım. Her şeyin etrafımdan geçip gitmesini beklemek, daha sonrasında bilerek yalnızlaştırdığım kendimle başa çıkmak. Evet, bu zor olacak. Bu, bir gözlüğe ihtiyacım olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. Yazın gelmesi ve bir bankta sabahlama keyfime kimse karışamayacak.
Üstüne titrenen bir adamdan fazlası olduğumu düşünmemi sağlayan şey yine diğerleri, bu fikri zaruri kılan ne? Bunlardan sıyrıldığımda, kendimi bulmak pek zor olmayacak. Belki bunun için duruyorum.

Edebiyattan ve şiirden sıkıldım. Ama piç o kadar kuvvetli bastırıyor ki buna dayanmak mümkün değil. Sanırım bu yıl birkaç ödül daha alıp sonra bir kitap basacağım.
Şöyle de söylenebilir şiir karın doyurmaz, ödüllerse Düşüncan'ın kıracağı fazlalıklardan başka bir şey değil.

Herkesin eyvallahı başka olur ya sabahlara sayın abim sayın ablam. Bir sabah uyandığımda buna karar verip, delikanlıca giderim.
Sıkıldım, sıkıldım, sıktı yani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...