Salı, Kasım 02, 2010

bira için Cihat ya da Nahit

İçime öküz oturdu. Dün dört dergiye üçer şiir yolladım ve dünden bu yana haber gelmedi. Sanırım yenilgiyi kabul etmeliyim. Daha çok yazmanın zamanı geldi. İkinci yeni çok güzel benim yenilgimde güzel olmalı. Bunun için çalışmalıyım.

Şairler hiçbir zaman kazanamaz. Bunu söylerken zen tarikatının mensubuyum gibi söylüyorum. Evet, buda yada keşif gibi bunu söylüyorum. Şairler kazanamaz! Memnuniyet müessesi onlar için kurulmamıştır.

Gülecek, güzelleme yapılacak her şey gelip geçicidir. Kadınlar, kadın için erkekler, çocuklar, çocuklar için anneler... Hepsi geçer. Doğaya küfretmemek gerek. Bol bol sigara ve içki tüketmemizin nedeni de sanıldığı gibi romantik leonard cohen şarkıları değil, yüzleşmek istemediğimiz bu gerçekliktir.

Ölüm, korkutucu şekil bozucu olsa da, hepimiz uzak zamanda iskeletimizin sahibiyiz. Göz rengime aldırmayarak onları yiyecek kurtları, migrostan aldığım elmalarda görüyorum. Bilerek ve isteyerek kurtlu olanları seçiyorum. Hesaplaşmam gerekiyor. Düzenle de sorunlarım var pek düzensizim. Hep anarşist olmak istedim ama ev sürekli dağınık olduğumda canım sıkılıyor. Çorapları banyoya, bulaşıkları tezgaha tv tozu derken anarşist olamayacağımı üzülerek görüyorum. Bakunin böyle değildi eminim.

Herkesin hesaplaşması gereken insani değerler var. Mahalle baskısından bahsedenlere Nahit bakkaldan selam söylemek gerek. Nahit, amca, kardeş, sevgili, eş-cinsel, -nasılbirkelimeysebitişikyazılmıyor- pezevenk yada buna benzer bir şey değildi. O sadece bakkal Nahit'ti. Kapattılar, gitti.

Hesabı kapa hancı der gibi oldu. Olsun.

Not: Size bira ısmarlamak istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...