Pazartesi, Kasım 01, 2010

pardon ateşiniz var mı?




Tarihini tam hatırlamıyorum. Tahminen 1980'lerin ilk yarısı filan olmalı.
Rahmanlarda -şimdiki atalar- oturuyoruz. Büyük değiliz o kadar ilkokul 1 falanız yani.

Akşam toplandık arkadaşlarla. Biraz karşı binadaki kapıcı kızının -Ayşeydi sanırım adı- bacaklarına baktıktan sonra
Caddenin diğer yanında ateş yakıp üzerinden atlayan aileleri gördük.
Bizde hemen her zaman lastik çaldık bir tane -her zaman çaldığımız yerden- yaktık. Aşırmak falan demiyorum, bizimki direk çalmaya giriyordu. Sonra oradaki insanları takip ettik eğleniyorlar şarkılar söylüyorlar filan.
Onları taklit etmeye başladık biz de bildiğimiz çizgi filmlerden şarkılar mırıldandık. Daha şarkı ezberlemenin ne demek olduğunu
bile bilmiyoruz.

Sonra bir fren sesi bir anons falan donduk kaldık biz. İki tane polis üstümüze üstümüze geliyor.
N'oluyoruz lan diyemiyoruz bırak demeyi nerdeyse altıma sıçıcam. Ağlamaklı olduk haliyle.
Bizim devletle ne işimiz olur. Polis bağırarak napıyosunuz lan dedi. Çıt yok.
Oğlum napıyosunuz bu neyin ateşi dedi.
Lastik dedim ben lastik yaktık.
Ne lastiği oğlum?
Şey hıdırellez ya ondan işte!
Siktirin gidin lan evinize dedi.
Gittik haliyle, gitmek ne kelime kaçtık resmen, kaçarken topuklarımız kıçımıza vuruyordu.

Gelelim özete: Biz lastik yakıp hıdırellez diye kutladığımız şeyin Newroz olduğunu çok sonra öğrendik. Ve hala hıdırellez'i newroz gibi kutluyorum yada tam tersi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...