Pazar, Ekim 31, 2010

sarılsana yine hoca!



Sanırım Pazartesiydi. Barış Manço da oynuyoruz dediler. Biraz erken gidip biraz bira içtim. Sonrasında oyun. Sahne kalabalık, koltuklar boş. Tiyatrocu arkadaşlarıma sorduğum soru sürekli şuydu; niye boş salona oynuyorsunuz? Aklımdan, bilet parasını iade edin oynamayın diye geçirdiğim ergen dönemlerdi bunlar. Onlarsa bir kişi gelsin yeter diyorlardı. "Biz yine oynarız!" İrade deyip geçmek mümkün.

Ara ara güldüğüm, bazı yerlerinde koptuğum oyun sonrasında klasik olan kulise inip tebrik mesaisinden sonra, aşağıda yemek yiyeceklerini söylediler. Arkadaşlarım davet etti, icabet ettik.

Selçuk hocayla üçüncü kez orada tanışıyordum. İlki bizimkiler adlı diziden köşe olan trt kanalında oldu. İkincisi bu anlattığım olaydır. İlki acıydı!

Masada diyaframdan konuşmanın esareti yoktu, güzeldi, iyiydi. "Ünlülere" saygısı sonsuz olan millet fertlerinden biriyiz ya ilginç sorular ve cevaplar almak istiyoruz ama soru ne? Sittinsene çıkmaz o soru! Ben bunları düşünüyorum. Ama millet kendi havasında gülüp eğleniyor. Arada bira olduğundan, ilk etabın kabus deparını atmaya başladık.

Ben şeyi söyleyemedim o gün; daim ol hoca! Bir de aklıma fotoğrafınızı görünce aklıma gelen tek şey şu oldu. "Emektar." Kısaca yazsaydım olmazdı.

bazı ş'ler



aile, devlet, düzen, iktidar, kafa kağıdı, söğütlüçeşme istasyonunda düzenli kimlik kontrolü... n'oluyoruz lan! hepsi saçma. herkesin hayatı kendine özerk. herkes kendine kinyas & kayra, Tolstoy, hatta fenerin yeni transferi yobo... bi zamet maratondan sahaya müdahale etmeyin. bu ara pası bana verildi, bırakın ben süreyim.

sevgilim dedi ki; arkamdan konuşulmasından nefret ettiğim için yüzlerine küfür ediyorum. fakat ben eminim ki hala arkasından kulis faaliyeti sürüyor. açık söylüyorum yakalarsam sıçarım bacaaana. dünya küçük diyorlar da biliyoruz ki, bahsedildiği kadar değil. örneğin dünya yerel bir köy. nah köy mogadişulu köylülerinden birinin adını söyle de bilelim o zaman. öğretilmiş bilinç mi ne öyle bişey vardı. türkçesi kulaktan dolma ya da nöron katliamı, elektriğin nöron üzerinde boşa ceryan yakması sonucunda oluşan bilinç. sağ lobunu çalıştıramayan yurttaşlarız sol'dan da anladığımız şey "komünist laaa bu, daşlayın ipneyi" insan biraz bilincine kıyıp bandista falan dinler. yüksek desibelde MAAAAL demek istiyorum muhteremlere. o peygamber sizi görseydi oğlunu taşa yatırmak yerine, oğluyla beraber sizi tarardı.

not: oh be.

dikkat gaz var



konu medya olunca çivisi çıkmayan yok. bilinç, gariptir ki fizan'a bilet alıyor, botokslu dudaklarla gurur duyuyoruz. ne mutlu estetik uzmanlarımıza. şov devam ettiği sürece, reklam senkronu ilgili makama sürttüğü sürece bu oyunda ebeyi biliyoruz. genel izleyici logosuna müteakip tv'lerden indirilen danteller nerdeee...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...