Cuma, Mart 25, 2011

Giardini Hakkında Bilinenler *Dönüş

  • Bazen kendimi sağlama aldığımı sansam da hayat beni yanıltmayıp bunun böyle olmadığını hemen gösteriyor. Üstümde tepişen dünya hiçbir alacağı olmayan ben borcumu sefil hayatımla ödemeye her kalkıştığımda bir ambulans ya da hiç olmayacak bir komşu tarafından kurtarılıyorum. Kaç kez intihar etmeye kalktıysam hepsinde hayatta buldum kendimi. Evet, kabul. Bazıları gerçekten beceriksizceydi. Düşündüğümde ben bile kendime acıyorum. Uyku hapları içmek aşırı alkol ve sonunda orgazmla sonuçlanacak bir ölüm. Düşünmesi bile güzel! Fakat bu gitme yöntemlerime uzaktan bakılınca ölülerin kıçıyla güldüklerine eminim. Her şeye rağmen bahtsız bedevi hayatımın güzel sahnelerinden birkaçı bunlar. Yaptıklarımdan pişmanlık bir yana, rütbe alan askerlerin gergin popoları gibi gururluyum. Bileklerimde taşıdığım jilet kesiklerini saymazsak bedenimde muhtemelen beni seviyor. Ruhumuzu bunun için en sadist yöntemlerle dövüyoruz.

  • Çarmıha çekilecek İsa gibi sıramı bekliyordum önümde benden önce cennete uçacak iki kişi daha vardı. Görevli, daha önümdeki zengin dangozların pasaportlarını kontrol etmeden benim sakallarıma gözünü dikmiş, bir maraza çıkartacak gibi bakıyordu. Önümdekilerle ilgilenmeden başından savdı. 

  • Sağ elimi bir anlığına yavrularına gagasında yemek taşıyan anaç bir serçe gibi pasaportu uzatırken gördüm. Kafasında lacivert kep olan erkek serçe yaralı yumruğuma bakıp, 'gitmenin zamanı çoktan gelmiş' dedi. Çenemden çok şey kaybettiğimden dolayı onu kıracak biriyle tanışmayı ölümüne istiyordum. Dilimin çatallaştığını hissettiğimde konuşmak yerine tıslamayı tercih ettim hep. Bunun sonucunda biranın sarı açık rengiyle kanımın kırmızısı birbirine karışıyor ya da kanlarımızın rengi o akşamda kalıp içkiye kaldığımız yerden devam eden sıradan tiplerdendim. Ve geldiğim yerde inanın benden yüzlercesini bulmak mümkün! 


  • 'Bilet gidiş dönüş' dedim. Ah çatal dilim ve çıkardığım ses!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...