Pazartesi, Mart 21, 2011

Giardini Hakkında Bilinenler

Bugün, akşamdan kalma olmam başımdaki kazı çalışmasını iyileştirmekten başka bir işe yaramayacak. Sırf bunun için günü yaşamaya değer.

Yataktan kalkıp fırına su dolu demir tası koyup kendime bir kahve suyu hazırladım. Dört aydır kirasını ödeyemediğim dairenin çalmasın diye zilin pillerini çıkararak kendime iyilik yaptığımı düşünerek rahatladım. Perdeyi açıp dışarıda yağmur özentisi cılız su damlarına bakmamdaki sebebi hiç anlatacağımı sanmıyorum. Pencere önündeki beni dışarıdan K. görse ‘ibneleşmeye mi başladın? Önündeki yarım kiloyu kes köpeklere at iyilik yapmış olursun’ derdi. Tülü çektim hatta odanın ışığını aynı ayara getirmek için perdeleri çekip masa lambasını yaktım. Şimdi her yer loş.
Damarlarımdaki mor iğne deliklerinin görünmemesi, gözaltlarımdaki halkaların kaybolması, karanlıkta güzel gözüktüğünü sanan çirkin kadınların kendilerini iyi hissetmeleri gibi bir histi. Eğer gün ışığını içeri almadığımı saymazsak, ben de diğer insanlar gibi güne kahveyle başlayabilirim. Bunu daha sık yapmamın önündeki tek engel dolaptaki buz gibi biralar! Doğru kravat ve kol düğmesi takabilirim bunu yaptım da, sabah tv yi açıp pastırmalı yumurtanın önüme gelmesini sağlamak için evlenebilirim, evlendim de…

Dışarıdan turuncu renkli güneş ya da dört sabah birasından sonra tornado çıksa bile bana turuncu gibi gelirdi ve böyle bir şey ancak şu saçma dünyaya değer katmaya çalışan insanların aklını başına getirebilir. ‘Evet, TURUNCU BİR TORNADO SARISI’ güneş odama iki karış girmişti. Bu miskinliğin tadını çıkarmaya çalışırken sigara paketinin boşaldığı hatta dudaklarımın arasındaki zavallı izmaritin son birkaç fırtının beni kurtaramayacağını anladığımda ayıldım! Çöpü karıştırıp dün akşamdan kalan rujlu izmaritlerle birkaç saat idare edebileceğimi düşündümse de sefil hayatımın Afrika’ya ne kadar benzediği aklıma geldi. Pencereyi açıp Ö’nün kendini attığı boşlukla biraz eğlendim. Sandalyeme kuruldum ve altımdan geçen caddeyi rujlu izmaritime kül tablası olarak kullandım. Gökyüzü esrarengiz bir yer, meleklerin hepsi için sıradan ve birde bizim, Nasa ya da Mir uzay üssüyle çöplüğe çevirdiğimiz gerçeğiyle karşı karşıya kalmaları Azrail’in neden dünyaya demir attığını anlamam için yeterli oldu. Bu, din için; kısasa kısas taraftar için; dişe diş kana kan, benim içinse; hiçbir anlamı yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...