Cuma, Haziran 24, 2011

cipralex

panik atağımla başa çıkabilirsem az da olsa mutlu da olabilirim. ama bu çok zorluyor şu günlerde beni... aldığım ilaçlar ciddi şekilde uykumu getiriyor. birilerinin bana zarar verme hissinden iyidir. garip şeyler oluyor aklımın bana oyunumu benim dünyaya katlanamam mı bilmiyorum, sanım hiç bilemeyeceğim bir şey varsa o da bu.

sevindirici olan şeyse hala dünyanın dönüyor oluşu.

Cuma, Haziran 10, 2011

Filistindeyiz.

evet arkadaşımız Ümit Filistin'de o direnişçi gelenekle beraber.
Türkiye'den gönderdiğimiz mektuplarımız Gazze'de okundu.
link 

Mağaradan Rezıdınslara Hediyenin Etimolojisi 1

Malum ilk atalarımız suda tek hücreliyken bölünmeyi öğrenip, aralarındaki  bazı çakallarda karayı keşfediyor. Solungaçları kenara bırakıp; akciğer, böbrek, tekerlek peşinde koşuyorlar. Atalarımız su kenarlarında 3+1 çadırlarını kuruyorlar. Eğer volkanik patlamalar manzara oluşturmuyor ya da bir dinazorun akşam yemeği olma ihtimali yoksa, çiftimiz üreme organlarının ne işe yaradığını çözmeye çalışıyor. Bakıyorlar “lan bu iş zevkli” devam.



Avcılık toplayıcılık denilen hadisede bu zamanlara tekabül ediyor. Erkekler okeye dönerken bir kadın çıkıp; “çoluk çocuk aç kurtlar, kargalar mı beslesin yetimleri diyişiyle” erkeklerin kütük oluşunu anlayabiliriz. Bu kütüklüğün ilk icadı mızraktır. Kendi beyni ve odunu yontmayı öğrenen kavat atalarımız daha sonra çocukların doğum gününde bilmezsiniz ama yüzyıllarca sapan hediye etmişlerdir. Bazıları şimdi çocuklarına son model Bmw, Mercedes, Ducati alsa da, aynı mondofonluk. Neden? Çünkü altyapı üstyapı diye bir şey var. Hediyenin büyüğü küçüğü olmaz diye bir şey var. Hediye herkese eşit uzaklıktadır diye bir şey var.



-Armağangiller diye bir koloni bile oluşuyor. Bu koloninin en son temsilcisi Armağan Çağlayandır.-

-resim mesim yok davalarım çoğalıyor sonra-

Evet, evet insanlığın pervasız gelişmesi devam ediyor. Kolonilerden sonra, çayır çimeni betonla tanıştıran toki adındaki ilk çağ insanı özellikle Beylikdüzü bölgesindeki dağı şehir yapıyor. Kanalizasyon, elektrik, çocuk parkları vs. Veliy Göçert adındaki solungaçlı hayvanında ilkelliğini ispatlaması, binaları deniz kumuyla yapmasıyla gün yüzüne çıkıyor. Veliy Göçert Atlantik okyanusunda ılıman sularda yaşayan bir canlı türüdür. Neslinin tükenmesini inatla bekliyoruz.

Yüce roma imparatorluğu tarihten aldığı bu pası Colosseum’la taçlandırıyor. “Ne oluyor lan orda” diyeni direk aslana kaplana hediye ediyor. O sende mi Bürütüs diyen kral dahi üzüm salkımlarını güp güp mideye indirip bu sazlı sözlü eğlenceyi izliyorlar.   
Yeni yetme gladyatörlerin yerini kaslı ağbilerimiz alırken, Spartaküs adında roma imparatorluğunu kuyruğundan tutup duvara çakan yeğeeen ortaya çıkıyor. İlk örgütlü ayaklanmada tarihin yazdığı işte budur. Spartaküs, roma imparatorluğuna “adam olun lan” derken Romalı gavatlar bu ağbileri dağda sıkıştırıyorlar. Bazı rivayetlere göre 3ooo bazılarına göre de 5ooo kişiye soruyorlar. “Spartaküs kim” diye sorduklarında bir ağızdan “benim” diyorlar. Sonrasını biliyorsunuz. Roma imparatorluğunun onlara uyguladığı şiddet ve katliam bize hediye ediliyor.



Ses bombası henüz icat edilmemiş ama atom bombasının mimarı aynşıtayn partikül, emcekare falan derken. Hiroşima! Tarihimizin onurlu kamikazelerine atılan ama insanlığa kaçan bomba’ar Hiroşima ve Nagazakiye isabet ediyor. Abd 1 insanlık 0.



  

Cuma, Haziran 03, 2011

Çarşamba, Haziran 01, 2011

Sakin çevik sakin!

İktidarın polisine alışamadım. Göstericilere KGB ya da Rum ajanı gibi davranıyor. Ufak bir basın açıklamasını kanla bastıran bu polisi; koşmaya başladıklarında şefleri bile durduramıyor. "çevik sakin çevik sakin," pitbull gibi hareket eden polisin eli kanlı ve iktidarın yanında olduğu gün gibi ortada. Kendimi artık güvende hisetmiyorum. 

Filistin ya da  İsrail de yaşasak neyin ne olduğunu bilir öyle davranırız fakat, ya arkdaş ben işten çıkmış evime gidiyorum. Bir hafta içinde 5 kere bir insan aranmaz ki. 
N'oluyor amına koyayım darbe oldu haberimiz mi yok, nedir? "Polis sizin için var." diyorlar. "Ben, seni bir haftada beş kez arasam rahatsız olmaz mısın?" diyorum. "Biz" diyor "sivilleri bile arıyoruz. Sizi koruyoruz." Neden kimden be kardeşim neden kimden. Ortalığın amına koydunuz huzur bırakmadınız insanda.
Bu kadar olmaz.   



Bizim için varlar doğru, Metin Lokumcu kimin için vardı peki adi adamlar.
Başbakan da diyor ki; ‎"Bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durmaya da gereğini duymuyorum kalp krizi sonucu ölmüş..." hiç oralı bile değil yani. 
Ölümü bile bizim sizin diye ayıran bir adamla karşı karşıyayız. Ben artık bu adamı seçen halkı da demokrasi kisvesine sığınıp "ya baba halk seçti napalım" diyemiyorum. Kişisel özerklik diye bir şey olsa ona sığınmak istiyorum. Sevmiyorum bu puştları sevmiyorum.  
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...