Çarşamba, Ağustos 24, 2011

biz birbirimizi öpüp yatıştırıyoruz!

farketmeden ömerin doğum gününde dostumu öpüyorum. yuh nasıl lan evet işte öyle shot bardaklarıyla en son hatırladığımız vodcaların gazabına uğruyoruz. dans ediyoruz müziği duymuyoruz ama 5 erkek güzeliz 4 müydü yoksa hiçbirimiz hatırlamıyoruz. olsun diyoruz kırılan bardaklar ayaklarımıza batıyor lan olsun nolacak ayak bu keser atarsın geçer. ama ayaklarımız kirli değil ki bizim yer yer bunu düşünüyoruz kesmiyoruz bira istiyoruz, abi bira lazım içkisiz kaldık. seni seviyorum abi ama bazen gıcık ediyorsun beni evet evet ziverberlindeyiz kafalar yine bildiğin gibi. biri kendini pencereden attı, asansörle yediden eve çıktı bir daha atlamayı düşünmüyorlu bir hikaye anlatsam kimse yemez ama bu gecelerin sonunda bizden biri ölecek adım gibi biliyorum, biz birbirimize iyi bakıyoruz, öpüp belki yatıştırıyoruz içkisini koyuyoruz, sigara uzatıyoruz ve kimse bunu anlamıyor. lan güzel kızlar bizimle hiç yatmadı, biz hepsini hatırlıyoruz. sevgililerimizde alınıyor, sonra geçiyor.

yedisinde neyse yetmişin "dede" o!


sevmiyoruz arkadaşım zorla mı?

Pazartesi, Ağustos 22, 2011

giriş

Nihayet Nick Cave sayesinde romanın giriş cümlesini buldum. Ve devam ettim; Dün gece çok sarhoştun sevgilin aradı telefonu ben açmak zorunda kaldım tatlım. -Ne dedi? - Bana orospu, sana orospu çocuğu! Şu günlerde ona dikkat etsen iyi olur.

Perşembe, Ağustos 18, 2011

belki...

belki de tanrının aşk mektuplarına insanlar kutsal kitap diyorlardır.
bilemeyiz kuluz.

Çarşamba, Ağustos 10, 2011

Marx'a Ek.

doğru "kapitalizm gölgesinden yararlanamadığı ağacı keser. k.marx" ek, gölge yoksa keser, alır o ağacı kağıt yapar, matbaalara gönderir kitap basar, tuvalet kağıdı, bilardo topu yapar,

Cuma, Ağustos 05, 2011

giardini

Ruhumuzu daha biz yokken teslim ettik. Yalnızlığımız daha önceden başkalarının yaşadıkları.

Her gün kalkıp gittiğimiz iş, okul, tarla bindiğimiz otomobil, tren, otobüs, vapur bile bizim değil. Dilin sınırlarını oluşturan kelimeler bizim değil, sadece arıyorum.
Dünya artık insanlığa bir şey vermeyecek. İnsan iyimser düşünmeyi seviyor. Düşündüğüne inanıyor, inandığı şeyin gerçekleşmesini istiyor. Maymunun rüyasında muz görmesi gibi bir şey yaptığımız. İyi insanlar mutlaka var ama kötülerde öyle.
Toplum insanlığın en büyük hapishanesiyken özgürlük arayışı niye? Olmayacak. Hep böyle oldu bizden önce ve bizden sonra olacak olan.

Diye düşünüyordu Giardini.

Sonra yoluna devam etti. Sürekli gittiği orospunun bacak aralarına sığındı. Bir an olsun beynini rahatlattı. Sigarasını yakıp “annem” dedi, orospu saçlarını okşarken “özledim.”

“Öldü o, kötü öldü. Çöplükte bulmuşlar cesedini ya açlıktan ya da soğuktan ölmüş, bilmiyoruz. Hangisi daha iyidir?”    
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...