Salı, Temmuz 17, 2012

Bir zamanlar figan en güzel kelimemdi şimdi ulan!

5. kırmızı tuborgu açtığımda anladım, ufak bir ayrıntıydı kainat ve döndüğünü ancak 7. kırmızıdan sonra fark edebiliyordum. Yüzümün üstüne yapılmış kalın iki sosisi andıran dudaklarımla kainata tısladım.

"Varlığını sikiyim!"

Sabah ezanı okunuyordu, bir kedi koşarak beni geçti. Ben duruyordum, dünya dönüyordu, sigaraya zam gelmişti, son sigaramı yakmam gerekiyordu... Kafamı çarptığım kaldırımdaki kanı sildim. SON yazan bir filmden çıkacak hissiyle ayaklandım, beyaz gömleğimin sol tarafı perişan olmuştu. "Terörist gömleğim" dedim, terörist solum, terörist sol şeritler akmayan tek şeydi. İşlemiyordu, tıkanıktı.
Ve ben evimin anahtarını son koyduğum yeri hala hatırlamıyordum. İşe gitmeme "saat! saatim, nerede?" Çalmış olmalılardı.
Hırsızlar zamanı çalacak kadar kudretliydi anladım.

***

Şehir uyanırken ben, paslı bir tren gibi raydan çıkmış yürümeye çalışıyor ve kanıyordum.
Kimse kimseyi anlamıyordu. Anlamı yoktu bu çağda ölmenin.
Gömüp gidiyorlardı.
Çağ; cilalı rezidınslardan geçilmez durumdaydı, bense hepsini ateşe vermeyi düşünüyordum...

Becerebileceğim en iyi şey sarhoş olmaktı oysa... Adam gibi bir kadını bile sevemiyordum. Elim eline dokunduğunda histen çok hır ayyuka çıkıyor. Terk edildiğim için şiir yazıyor, yazmak için yeni kadınlar arıyordum. Ama biraz daha büyümüştüm ve bıraktım bu acemi çapkınlık girişimlerini otuz bir çekmeye devam ettiğim için rahattım. Bir el kaç işe yarar biliyorsunuz?

***

Albayım, ben size bir silah getirdim ki, dünyadaki savaşları sikip, sınırlarını çizdiğiniz şu göt dünyada küçük barışlar yaratacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...