Cuma, Temmuz 13, 2012

Kapitalizm geneleve benzer parası olan parasızı...




Hayatım boyunca azılı bir doğa savaşçısı olmadım. Greenpace'in gemisi gökkuşağı savaşçısı (Rainbow Warrior) atlayıp petrol platformlarına canhıraş şekilde saldırmadım. Bir kedi yavrusu için panter Emel olmadım. "OLMALI MIYIM?" Belki.




Her sabah işe gelmek için Kadıköy Belediyesinin karşısındaki duraktan otobüse binmek için evimden çıkıyorum. Malum havalar sıcak elimde su, kulağımda kulaklıklarım müzik dinleyerek insanların arasına karışıyorum. Sabah saatlerinde durağın içinde -genelde- oturacak yer olmadığından ben de oradaki insanlar gibi yaklaşık 50 cm'lik bir duvarın üzerinde oturup, ağaçların gölgesinde otobüsümü bekliyordum.




Sabah durağa geldiğimizde ağaçların diplerinden kesilmiş olduğunu görünce hangi akla hizmet böyle bir şeye kalkıştıklarını idrak edemedim. . Yanımdaki arkadaşım "budamışlar" dedi. Eğer budamak buysa "kesip, yok etmek" nedir, nasıl oluyor? Ağacı budamakla, ağacı hadım etmek arasında -hadım, doğal gelişimini engellemek anlamında kullanılmıştır- dağlarca fark var.




Evet, onlarca ağacı kesmek; eğer bir yarar sağlayacaksa olabilir üstelik karşıda değilim. Çünkü insanın doğayla savaşımı saçma sapan şekilde ilk varolduğumuzdan beri devam ediyor. Varlık nedenimizin, ilk çıkış noktasını doğayı alt etmek değildir elbette en azından atalarımız bunu kendi ihtiyaçları dahilinde halledebiliyordu. (Bkz. Avcılık toplayıcılık.) Fakat zaman içinde bu toplayıcılık durumu haddini aştığından toplayanlar ve toplayamayanlar şeklinde gelişimini devam ettirmiş. Toplayamayan grup toplayanların himayesine girmiş sonrasında ise sırayla komünal toplumdan, köleci topluma oradan feodalizme ve kapitalizme evrilmiştir toplum bilinci. Ve elbette toplayıcılık şu yüzyılın safiri gibi durmaktadır.




Dünya toplumlarının yaşayışından bu kapitalizm belasına ne denli aşık olduğunu görebiliriz. (Meraklanmayın konu yine ağaçlara gelecek. Konu kaçmış değil) Kendine işsizlik ordusu yaratıp -diğer adıyla ucuz iş gücü- emniyet şeridi oluşturuyor diğer taraftan da vasıflı iş gücü yaratmaya çalışıyor Meslek Liselerinin açıklaması budur.




İnsanların ise nasıl bu çarklar arasında ezilip yok olduklarını değme felsefeciler, sosyologlar vs. açıklayamazken ben buldum! İnsanlar kör oldu ve hiçbir şeyi görmüyorlar. Görmemek değil elbette durum. Görüp aldırmamazlık. Bunu nasıl becerebiliyorlar peki? Bakar körlük. İşte bunu psikoloji açıklayabiliyor. Psikoloji dallarının da kendi içinde 7 ayrı parçaya ayrıldığını söyleyelim. Eğer bir psikolojik rahatsızlığınız varsa bu hastalığa yedi ayrı teşhis koyabilirler. Erken teşhis önemlidir! En azından bize öğrettikleri erken teşhisin önemli olduğuydu. Psikolojinin bile iyi bir açıklamasının yapılmadığı dünya üzerinde insanların yaşayışını felsefe de açıklayamıyor. Kaldı ki insanoğlu felsefeyi filan çooktan terk etti. Hatta gömdü!






Velhasıl kelam. Kıçı kırık bir devlet kurumu adı da "park ve bahçeler..." gidip onlarca ağacı nedenini açıklamadan kesiyorsa -ki doğa, kurumların tekelindeymiş gibi davranmaktır bunun adı-, bu bezirgan davranışlarının (eğer bizi ipliyorlarsa) bir açıklaması olmalı. Etrafa bu açıklamayı görmek için bakındım. Ne gördüm dersiniz. Evet, hiçbir şey! Zaten memleket İsviçre değil Türkiye! Zaten burasıda Bern değil, Kadıköy! Zaten ağaçları kesmişler, alık alık oturan vatandaşın kafasına güneş geçiyormuş geçmiyormuş kimin umurundaki? Bizimkiler dizisindeki "vatandaşa cart curt yok sayın abim" diyen, Aykut Oray abimizden üç tane daha olsa bu işler böyle olmaz sayın abim.




Işık olsun yolun.




* * *






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...