Cuma, Temmuz 13, 2012

Şimdiye kadar yaptıklarını yaparsan, şimdiye kadar yaşadığın hayatı yaşarsın.



O zamanlar yapacak bir şeyim yoktu. Sabah on da içmeye başlıyor sızıncaya kadar devam ediyordum. Hayatımdaki kadınların sayısını unutmuştum. Telefondaki sesten isim çıkartmaya çalışsam da bir türlü tutturamıyordum, ismini bildiklerimle devam ettim bir süre, çünkü yapacak bir şeyim yoktu. Koca boşlukta seyreden ufak bir gezegen gibiydim. Yattığım yatakları hatırlamıyorum, kavga ettiğim orospu çocuklarını hatırlamıyorum. Sanki bu bahsettiğim altı ay boyunca tanrılar kafatasımın içinde neşterlerle birbirine saldırdılar. Onlar benim beynimde birbirlerinin kanını akıtırken benim önümde bacardi şişesi, elimde salak bir tv kumandası sonsuz bir zırvalığın içindeydim… Sabah işe gitmem, akşamsa eve dönmem gerekiyordu. Evlerin tamamı kodesi andırıyor, banklarda yatmak istemediğimden dev ekran plazmanın önünde sızıyor, sonrasında yine işe gidiyordum.

Bu orospu çocuklarına hayatımın on beş yılını verdim. On beş yıl! İnsan neden kendisine böyle bir kötülük yapar? Ev, otomobil ya da adalarda bir tarla için mi? Biliyorum ki; üzerime ev yapılacak olsa tapu dairesinde çok beklettikleri için kavga çıkartıp, memura mukavemetten davalık olurum. Aynı şeyler diğerleri için de geçerli. Otomobil mi, ehliyetsiz ve sarhoş araba kullanmaktan çekinmem. Tarla mı? Evet, gün batımında sadece seyretmesi güzeldir!



O zamanlar yapacak bir şeyim yoktu. 
Şimdi de yok.

Korkulanın aksine iyi gidiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...