Çarşamba, Kasım 28, 2012

Geçmişle yüzleşmek.

'Medeniyet dediğin açmaksa bedeni Desene hayvan senden daha medeni.' 
Mehmet Akif Ersoy
İnsan önce geçmişiyle hesaplaşmalı, hesaplaşmak belki yanlış kelime buna geçmişine dönüp yanlışlıkları ayıklamakta diyebiliriz. Türk(!) edebiyatının Arnavut kaldırımlarından biri olan M.Akif Ersoy'un bu sözü ve yanına koyacağımız onlarcası olduğuna emin olabilirsiniz. Bu, beden konusunda akıl kurcalaması gereken iki soru var. Mustafa Kemal doğuya sırtını verip, batıya bakarken, inkılaplar peşi sıra devam ederken, bu ilerlemenin karşısında Akif'in sözleri künk gibi duruyor. Neden acaba? 
'Yazar çağının yumruğudur' der. Tarık Günersel 
Eğer yazma eylemini yaşadığımız dönemle pekiştirerek yapıyorsak. Bu gerici değişlerin çağı geçmiş olmalı değil mi? Elbette değil! Çünkü M.Akif'in bu sözleri şu anda internet sitelerinde twitter'da kol geziyor. Peki neyle alakalı? İlköğretim öğrencilerinin kılık kıyafet düzenlemesiyle... 
Kişisel olarak; parmak kadar çocuğun, fındık kadar bedeni varken bu öneriyi hangi mantıkla yasalaştırdırlar diye kendime soruyorum, kaldı ki çocuklara dersleriyle alakalı iyileştirmeler öğrenime dayalı bir sistem kurmalarını beklerken, normal okulları hatta anadolu liselerini bile imam hatip liselerine çevirdiler. Şimdi de sübyanların taytına, tişörtüne takmış durumdalar. 
Bazı şeyleri baştan almak gerekiyor. 

1- Regl dönemine giren kızlar, dünyanın her yerinde hem beden hem de yaş olarak çocuktur. Bunlar eş olarak alınamaz. Dedim ya çocuktur. Çocuklarla ilişkiye girmek edepsizliktir, şerefsizliktir. Onların hakkında böylesi düşünceler kurmak bile insanlık suçu olarak sayılmalıdır. 


2- Google istatistikleri gösteriyor ki, çocuk pornosu terimleri Türkiye'de hala çok arananlar listesinin başında.






İlgili google hareketleri.


3- Bu meclisin çocukları korumak için çocuk haklarına sahip çıkması gerekirken, işi tekstil firması gibi algılaması, çocuklar üzerinden olayı ar namus meselesine çevirmesi, aklının ne vahim derecede kıt olduğununda göstergesidir. Kaldı ki, yukarıdaki istatistikler çocuklarla mı büyüklerle mi alakalı bir durumdur. 

Gerçi verdiği vaazlarda kısa kollu bir kadın gördüğünde içinin alev alev yandığını söyleyen aklıevvel tiplerinde biliyoruz. 

Peki bu düzenlemeler, yasalar devletin şu topluma ettiği, toplumu nereye götürür? 

Açıkçası gittiğimiz yerden toplum hoşnut görünüyor ki ses soluk çıkmıyor.
Yazının başına dönecek olursak. Toplum geçmişiyle yüzleşmediği ya da toplumsal, siyasal akışı kesildiği dönemlere baktığımızda, o toplum tekrar geriye dönüp yaşamadıklarını yaşamak istiyor. Mutlak bir geri dönüş arzuluyor. İşte şifre belki budur. Toplumu ileriye çekmek zor tarihin ilerlemesi ve etkileşim mutlak doğru. 

4 yorum:

  1. harika bir yazı olmuş bence bunca uğraşıcak şey varken tebrik ediyorum senin gibi cesur kalemleri...

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten de çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Tebrik ediyorum sizi.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, biraz önce bir başka blogger paylaşımında da bu güncel ko nuyla ilgili yazıya yorumum hemen hemen aynı olacak...oy verenler düşünsün desem"aaaaa"diyecekler.. "alışırlar alışırlar" desem yine tepki olacak ki seneye uygulanacak bu sistemle ilgili bizler böyle yorumlar yapacağız..politik yönüyle düşünülürse"gündemi" nasıl meşgul edebilirim?ki ediliyorlar da!

    Bu güncel paylaşım için teşekkürler..Esen kalın

    YanıtlaSil
  4. Teşekkürler arkadaşlar, bu süreci hepimiz -yaşayarak göreceğiz.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...