Cuma, Ocak 11, 2013

Metin Kaçan'ın ardından



            Metin Kaçan kendi 'tercihini' yaptıktan sonra twitter'da ve sözlüklerde yazılanlar bu vakayı değerlendirenler iki kampa ayrılmış durumda. Bir kısmı bilindiği üzere Güneş K. olayı. Esrarlı kafaların, kamyon dolusu dayağın olduğu basiretsizlik şaheseri gece, canını zor kurtaran Güneş K. Sonrasında Metin Kaçan’ın tecavüz yargılaması ve sekiz aydan biraz daha fazla cezaevi süreci. Diğer kutupta yanında olanlar. İşin ilginci Meto hakkında ya çok sevenlerin ya da hâlâ nefretle yaklaşanların dışında bir yazıyla karşılaşmamış olmam.

Dün yine bu yazılardan birini okudum. Osman Akınhay’ın Nihat Genç’e (Metin Kaçan öldü mü ıssız acun kaldu mu) cevap niteliğini taşıyan yazısıydı. Nihat Genç tecavüz sonrası Metin Kaçan’la irtibatı koparttığını ama iyi anılarının olduğu, küsken bile ‘Meto acep ne yapıyordur?’ minvalinde ilerleyen anı yüklü yazısıydı. İkincisiyse Osman Akınhay’ın (Siz Metin Kaçan’la Geceler Boyu Geyik Çevirirken…) Metin Kaçan’la tecavüz olayı sonrasında yapılan bir röportajdan alıntılar yaparak ölüye cevap veren yazısıydı. Örnek verecek olursak;

M.Kaçan: Kafalar: “Ben uyuşturucu almıştım, ama G kadar değil.” 
O. Akınhay: G.’nin kafa ‘daha 1500’ yani.

M.Kaçan: Ayrıca: “Zaten ne görgü tanığı var ne de başka bir şey.”
O.Akınhay: Görgü tanığı nerede olacaktı?

M.Kaçan: Keza: “G’nin ağabeyi Oktay, eroin kullandığı için Kanada’ya gidip tedavi olmuş biri. G’nin yanında para da vardı o gece. Belki de Oktay’a mal almaya gidiyordu, ne malum.”

O.Akınhay: He ya, ne malum?

Ölümü tercih eden Metin Kaçan’ın ardından çıkan bu yazıların hangi akla hizmet olduğunu kestirmek mümkün değil.

Akılda kalsın diye şunu söyleyebiliriz. Tecavüz davalarında çıkan ceza N.Ç olayında en düşük ceza 1 yıl 8 aydı. Metin Kaçan’ı tecavüzcü diye lanse etmeye çalışanlar (Meto’nun) 8 ay ceza yatmasındaki garipliği göz önünde bulundurmalıdır. Aldığı ceza –bilmemekle beraber- kişiyi hürriyetten men etme ve darp olayıyla alakalı olabilir. O dayağın adı da dayak değil işkence gibidir. Metin Kaçan hayatta olsaydı –insan aklı beşer şaşar malum- kimseden çıt çıkmayacakken, şimdi bulunamayan Metin Kaçan hakkında edebi racon kesmenin ne anlamı var?

Elbette isim parlatmaya çalışan bir çöpün, çöplüğe benzer bir sanat sevici sitede yazdıklarını da okudum. O ise tam bir faciaydı. Toplu ar-yu-ken çekip içlerinde k.İskender’den, Ece Ayhan’a dil uzatıp bla bla dediği cinsten bir yazıydı. İsim parlatmaya çalışırken, yazdığı paçavra ellerinde patlamış olacak ki aynı gün yazıyı kaldırmak zorunda kalmışlar.

Elbette insanların seçimleri, bildiklerinin izini sürerek yol alır. Kimseye ne, ‘Yapma arkadaş, bu kadar da bel altına vurma’ ne de ‘Metin ağbi sütten çıkmış ak kaşıktı, anlaşılmadı.’ diyebiliriz. Fakat her şeyi kendi zamanı içinde değerlendirirsek daha anlamlı olacağı gerçeğini görmemiz gerekmez mi?

Olay sonrası Güneş K.  rapor almak için doktora gittiğinde tecavüz yok raporu vermiş, bunun üzerine Güneş K. avukatıyla beraber tekrar gitmiş ve raporu değiştirmesini istemiştir.

Bu ve buna benzer dönemle alakalı yazıları röportajları taradığınızda karşınıza çıkacaktır.

Metin Kaçan ‘temiz’ bir adam değildir, evet. Metin hayatının ipini kendi çekmiştir, evet. Metin Kaçan’ı sevmem ama Ağır Roman’a aşığım, ona da evet! Peki, bu neyi değiştiriyor? Adalet yerini bulmadı diyenler haklarını aramak için mahkemeye başvurmadılar mı? Ya da adalet anlayışınız Metin Kaçan’ın müebbet yatması mıydı da olmadı, bilemiyorum?

Atladığınız şey ise Metin Kaçan’ın naşını arayan bir aile olduğu ve buna uygun davranma gerçekliğini çoktan unuttuğumuzdur.

İnan Ulaş Arslanboğan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...