Çarşamba, Temmuz 17, 2013

Adalet yoksa barışta yok!


Antakya’da kurulan barikatlar dikkatinizi çekti mi bilemiyorum. Çekmediyse şöyle karelerle karşılaşabilirsiniz. Barikat demeye bin şahit isteyen hafif tümsekler ama bir barikatın ruhunu ortaya koyan harika yapılar. Elektrikli süpürge, mutfak masası, babaanneden kalan eski çeyiz sandıkları… Hükümranların hala kabul etmediği halk hareketi sokaklarda beden oluyor. Abdo’dan sonra Ali’nin ölümüyle ikinci kez kendi mahallesinin çocuklarını toprağa veren Hatay halkı kolay kolay mücadeleden vazgeçmeyecek. Televizyonlardan ve sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla bunları söyleyebilirim.

Ethem’in cenazesinde morgdan alınıp birkaç aracın anma yapmasına izin vermeyen polis dün de Ali’nin dini anmasının hemen sonrasında kitleye müdahale etmiş. Şimdi eski tüfeklerden uzunca süredir duyduğum artık kulak iğfaline yol açan bir durumdan söz edeyim. “Bunlar darbe zamanlarında yapılmazdı”

Bir örnek. Geçen Adeviye meydanından kaldırılan cenazeleri gördüm. Meydanda insanlar acılarını paylaşıp, darbeye lanet okuyorlardı. Ama anmalarına darbe bile izin vermişti!

Durum sanırım açık. Anmalarımıza müdahale etmek sizin haddinize mi? Bunu toplumsal mutabakat olmadan çıkarttığınız yasalara dayanarak mı yapıyorsunuz? Yapamazsınız! Resmi rakamlara göre 8 bin insanı -ve bu giderek artıyor- yaraladınız, gözü çıkanlar, ölenler, komada yaşam savaşı verenler Lobna’lar Ali’ler Ethem’ler Medeni’ler… O kadar çok öldürdünüz ki artık adlarını hatırlayamıyoruz, beş değil on değil binlerce insanı binlerce fidanı kafasına gözüne sıkarak, işkencelerde, sizin zalim, ahlaksız, insanlıktan uzak anlayışınız ve koltuk sevdanız yüzünden yitirdik.

Sizin insanlıktan çıkmış rotanızı çok iyi biliyoruz. Biz tarihi sizin akademisyenlerinizden, ekonomiyi jöleli yalakalarınızdan, adaleti, dümen suyunuza göre yorumlayan hukukçularınızdan daha iyi biliyoruz. İşte bunun için örümcek ağı gibi kurduğunuz basın yayın organlarına gün aşırı çıkıp beyanatlar veriyorsunuz. Karşımıza çıkın sorularımıza cevap verin. Bırakın bu yarım ağız konuşmaları. Kaçınız halkın arasına girdiniz bu süreçte, kaçınız vekil seçildiği ilde dolaştı ve ‘sorunu yerinde tespit’ etti. Hiç! Sizi seçenlerin padişahı olduğunuzu sanıyorsunuz ve çok yanılıyorsunuz. İşte bunun için hepiniz hesap vereceksiniz.

Ana muhalefet kardeşim sen de kendine çeki düzen ver. Kürsüden atıp tutmakla olmuyor bu iş.

Gezi olaylarının ilk günlerinde saat gecenin bir buçuğunda toplantı yapıp saçma sapan bir kararla cumhur başkanına ‘liderler zirvesi önermek’ ne demek? Sokaktaki bizlerin siyasete ihtiyacı yok. Sırtının sıvazlanmasına hiç gerek yok. Yapamadığın muhalefeti biz sırtlandık. Taleplerimiz var.

Adalet yoksa barışta yok!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...