Cumartesi, Mayıs 25, 2013

Nasıl bir hayat?

Sabah saatlerinde içki yasağıyla alakalı haberleri okurken bir yandan eleştirip bir yandan da sosyal medyaya bakıyordum. Avrupadan ithal yeni, kalın, anlam verildiği halde yok canım dedirten bir yasa daha meclisten geçmiş. Ardından Ankara metrosunda ahlaka mugayir davranışlar gösteren -bu çiftler öpüşüyor büyük ihtimalle- gençlere anonslar yapılmış ve uyarılmışlar! İkisini birden yapınca yani sarhoşken öpüşünce kombo yapabilme imkanı tanıyan bir devletle karşı karşıyayız. 
İnsanların öpüşmesine, içkisine karışılması da neyin nesi? İran mı oluyoruz sorusu akıllarda fink atmaya başlamıştır sanıyorum. Yıllar önce Malezya'mı oluyoruz sorusunun cevabını verelim. Olduk. Malezya'laştık. 
İranlı olabilir miyiz? Elbette ne sorun var, ne sıkıntı! 
Sorunun ana kaynağı, bireysel haksızlıklara ses çıkartmayan toplumun üzerinde at koşturma sorunudur. Sıkça tv ekranlarından duyuyoruz. Sov yapma, artist misin, provakatör! Karşı duruş sergileyen insanlara yaftalama yöntemlerinin başında bu kelimeler geliyor. Sonra gel de birey ol. Ben birey olmak istiyorum diyerek okuduğun okul, yanlış yapıyorsunuz diyerek haykırdığın eylem, oldu mu sana çöp?! 
Benim bildiğim bir şey var. Bu yasaklamalar Akp hükümetinin her ne kadar "gençleri koruma adı altında" yapılıyorsa ardında gizlenen şey içki içenlerin sosyal durumlarıdır. Burada kime oy verdikleri, coğrafi olarak nerede yaşadıkları, siyasal olarak neyi temsil ettikleri ve ne düşündükleridir. Kendi seçmenine ödül niyetine çıkan yasalardan biridir nihayetinde. Avrupadan alınan yasakçı zihniyetin yine avrupadan alınacak demokrasi, insan hakları vb. ile yer değiştirmesi gerekirken, hep yasaklar jet hızıyla meclisten geçiyor. 
Bir de benim kaç çocuk yapacağıma karar veren vekil bana sormadan karar veremez ki. Ne oluyoruz yani? Behzat bitmişken analım. 
Berna: Hapta atarım, çocukta yaparım. Sana ne? 
Behzat sinirlenip Berna'ya şamarı indirir. İşte bu yasa o şamar gibi toplumun suratına inmiştir. Fakat başbakan bizim babamız değil, seçtiğimiz vekilden öte bir şey değildir! 

Çarşamba, Mayıs 15, 2013

Yeşil sadece doları temsil eder.

Jeep'le gezen baş örtülü yurttaşlar çoğalıyor, otobüsten ben ve ayakta duran başörtülü öğrenci hayretle izliyoruz. Akp'ye oy veren ya da vermeyen Müslüman arkadaşlar bunlardan hiç mi tiksinmiyor? 

Açılan ihalelerde yandaşlarına havuz yaratan hükümet, hangi ayetin ışığında bu dolandırıcılığı yapıyor? Bundan imamlar hiç mi şüphe edip, hiç mi öfkelenmiyor? 

Başbakan bebek ölümlerinden bahsediyor? Malum toplumumuz bebek kavramını çok önemsiyor. İki tezat örnek, çocuk pornosu bu kelimeyi google arama motorunda incelediğinizde maşallahımız var. Çocuk pornosunu çok seven ama başkasına bebek katili diyerek kendini rahatlatan bir halk vatandaş güruhuyla karşı karşıyayız, ne güzel!
Bebeklerden bahseden başbakan neden Reyhanlı'da parçalanan, yanan kolu bacağı kopan çocukları görmüyor? Bunlar Müslüman, bırak Müslümanı senin yurttaşın, senin seçmenin değil mi? Çocuk değil mi orada can veren kolu bacağı kopan küçük bedenler?
Peki Irak 1 buçuk milyon insan ölüyor bunlardan yüz binlercesi bebek, çocuk... Buradaki Müslümanlardan neden çıt çıkmadı, neden işinize geldiği gibi çocuk ölümlerini ayırıyorsunuz?

Biz biliyoruz artık, sizin Müslümanlık anlayışınız tamda ticari kaygılar üzerinden bir alış veriş biçimi.. Parayı veren hamuduyla götürüyor, sıkı Müslüman oluyor.

IMF'ye borcumuz kalmadı diye gülerek verdiğiniz pozlara ne demeli. Egemen Bağış'ın cebinden 5 lira çıktığına inanan varsa dönsün cevap versin. Evet çıkmıştır desin. 5 lira çıkmamıştır. Çünkü milletvekilleri vergiye tabii değil. Sen, ben, o vergiye tabiyiz, biz IMF'ye bu parayı ödüyoruz, onlar halka artistlik yapıyor. Borç ödedik öyle mi?
300 küsür milyar borcumuz niye var o zaman? Borçlu olduğumuz daha doğrusu bu toplumu baştan aşağıya borçlandırdığınız aşikar, peki bu borcun karşılığında ne verdiniz? Hem toplumu borçlandır hem de vatandaşın hayatına bu borçların karşılığında hiçbir şey verme, bırak vermeyi zamla faturaya yansısın 1 mayısa çık biber gazıyla karşılık al.
Dininiz imanınız para ulan, dininiz imanınız para, şu ülke sizin kadar akıl fukarası hükümet görmedi, size oy verecek kadarda az gelişmiş, ortadoğu toplumuna öykünen bir halkız maalesef. Herkes adına eskiden utanıyordum, şimdi öfkeleniyorum.

Allah soracakmış "Ey Türkiye Başbakanı sen Suriye'de ölen bebekler için ne yaptın?" diye seslenecekmiş. Peki şunu niye unutuyorsun bu dünya da mazlumla, düşmüşle paylaşmadığın mal, mülk, benim dediğin mallar hesap günü geldiğinde ben seninim diye boğazına sarılacak! Bunu niye düşünmüyor, bunu niye dillendirmiyorsun?

Hatay'dan önce Abd'ye git ve dönüşün olmasın.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...