Pazartesi, Nisan 14, 2014

çok ani dönüşler

ve bitmiştir yaprakta rüzgar telaşı
dilimin tenine ziyareti de
geçti güzel düşünceler, sonsuz bir denize bakıyorum. dalgınlık var şimdi
gözlerinden çekilen kılıçlar, bacaklarından yolunu bulan atlılar
hayatımdan hayatına aktardığım gizli gövde yenildi
cesedime uzaktan bakıyor dostlar ve kuzgunun anlamı oluyor böylece
zafer ki, kazanılmayacak erdemlerden de geçer
karanlıkta ışık aramanın diğer adı fikir sağanağı 
ellerimi duvar yazılarında bıraktım annem bilmiyor
gece sokağa çıkmıyorum, polisler biliyor  


yenilgimin erdemi yok, sadece içimdeki buz dağına dalıyorum
gece olunca temelden dinamitliyorum irademi
yardım ediyorsun yenilgime, tarih ol, baki kal!

sonra ellerim bitmiş, aşınmış dokunmaktan
aydınlıktan geliyorsun
gülüşünden tanıyor İstanbul
ben sokakları kaybetmişken, üniversiteleri, köprü altlarını
ve kaybetmişken
aşka boyun eğen cumhuriyetleri henüz eğitmemişken ben,
ellerimi üstelik bileklerimden teslim etmişken
ne yapmalıyız?

-soğumak, kalabalık meydanları yırtık pankartların insafına bırakarak
soğumak, rakıda su, çayda şeker aramamak
soğumak, halka; uzaktan piyano sesleriyle bakarak
soğumak, kürsülerde borsaya uygun konuşmalar yapmak –

aradığını uçurumun birinde bulmuşsun sevgilim
haki! Tüm devrimlerin ve darbelerin rengidir. unutulur söylenmez ama
sevgilim aşk, yalnızlara takılan en güzel rütbedir.
kapı kırılır, ev basılır, iktidar olur inanılmaz bir düşünce
soğur ülke, soğur yatağının yalnız kalan yanı. giderim
evimize ateş düşer, kavga yumruğunu sıkar kan akıtırcasına
aşk bir tez meselesidir, eğer mutluluk sınıfta kalmazsa! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...