Cumartesi, Aralık 13, 2014

Yazmak

Şiiri önce kendi 'kapında' yazmayı becereceksin. Evrene açılmadan, avluna bakacaksın. Sonra sokak, cadde, mahalle vs.
Bana bunu eski Efes' in takım kaptanı, olur olmaz yerlere paslar atarken öğretmişti. Şair değil basketbolcuydu. Attığı ya da olası asistleri heba etmekte bir numaraydım.
Konu hakkında bildiğim tek şey vardı o da hırs. Attığı her topa yakalamak için bıkmadan usanmadan koşuyordum. Kızıyordum da... Gün geldi her attığı topu yakalar oldum ve ben ona asistler yapmaya başladım. Birkaç gün sonra ortalıktan yok oldu.
Pendik Spor'da sağ açık oynuyorum, bir taraftan da Anadolu Yakasının en iyi üç gard'ın dan biriyim.
Öyle kararsız zamanlar ki buz pistinde arka direğe muz orta kesmen gerekiyor dakka da doksan.
İşte o uzağa atılan pasları yakalayamadığımda küfür, asiste döndüğünde alkış oldular.
Kapımda oynamayı öğreten insanların olması mütevazi şekilde gelişti. Babalık yaptılar erdemlerini bir çaylak'a aktardılar.
Uzun toplara koşacaksan, kapında oynamayı becermelisin demediler ama bi şekilde işi uzatmaya götürdüler.
Sağol İlhami abi eyvallah Veysel.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...